Sosyal ağları deneyimlemeyi severim fakat uzun süre varlığımı sürdürdüğüm platformların sayısı bellidir. Maalesef Snapchat uzun süre kullandığım platformlardan biri olmadı. Niyeyse bu “hikaye” (stories) tarzı paylaşımlar beni pek sarmamıştı. Tabi bunu sırf benim benimseyip benimsemememle de olmaz, mesela Mark Zuckerberg‘in Snapchat’ten “esinlenmesi” ile bu benimseme daha farklı boyutlara ulaştı ve sonunda hikaye özelliği hastalık gibi yayıldı. Facebook’a da hikaye özelliğinin gelmesi ile birlikte artık bundan kaçış yok gibi görünüyor. (Nasıl oldu bilmiyorum ama ben bu özelliği Instagram‘da kullanmayı benimsedim.)

Snapchat’te doğan bu hikaye özelliği, Instagram’da uygulandıktan sonra sonra sırasıyla Messenger‘a, ordan Whatsapp‘a, ordan da Facebook’a entegre edildi. Facebook’un, Instagram ve Whatsapp’a sahip olması münasebetiyle aslında bu entegrasyonun pek de sürpriz olmadığını söyleyebiliriz. (Yeri gelmişken canlı yayınlar ile ilgili de başka bir yazı yazsam iyi olacak.) 

İçerik Tanrıları Hep Taze İçerik İstiyor

Hikaye türü 24 saatlik paylaşımlar ile normalde albümümüzde yer almasını istemediğimiz pek çok anıyı paylaşmamıza da olanak sağlanıyor. Hikayelerde anlık reaksiyonlar çok hızlı geliştiği için etkileşim hızı da çok yüksek oluyor. Yani “timeline” zaman çizelgesine kalıcı gönderiler düşmese bile hikayelere mutlaka içerik düşüyor. Mesela bu etkileşim hızını yükseltmek için de Snapchat sürekli yeni filtreler, çıkartmalar vb. özellikler ekliyor. Aynı özellikleri diğer ağlar da sürekli geliştiriyor. Hiç paylaşma hevesleri olmasa bile insanlar yeni filtrelerde nasıl göründüklerini merak ettikleri için bu özellikleri deniyorlar, onlardan görenler de merak ediyor, görenlerden görenler de merak ediyor derken bu zincir bir furya hatta çılgınlık haline geliyor. Aslında Instagram ve Facebook’ta bu hikaye türündeki anlık paylaşımları, normal gönderi akışımıza paralel olarak ilerleyen bir akış olarak da görebiliriz. Messenger ve Whatsapp’ta ise daha çok mevcut “durum” (status) olarak kullanılmak üzere tasarlanmış.

Snapchat takipçilerimiz, Facebook arkadaşlarımız, Messenger kişilerimiz, Whatsapp kişilerimiz, Instagram takipçilerimiz hep bambaşka kitleler. Bu sebeple her mecrada hikaye paylaşılmasını pek ihtiyatlı bulmuyorum. (Aslında Facebook’un 2016 yılı sonu verilerine göre aylık 1,86 milyar aktif kullanıcıya ulaştığını göz önünde bulundurursak bu uyarımın rakamlar altında ezilip kaybolacak olmasına da şaşırmamam gerekir.)

Sonuç itibariyle rekabet meselesini bilemiyoruz ama Facebook, Snapchat’ten “esinlendiği” ve pek çok sitede ön denemesini yaptığı hikayeler özelliğini sonunda öyle ya da böyle kendine entegre etti. Fakat bu daha başlangıç çünkü asıl kıyamet Snapchat (Spectacles) ve Facebook (Oculus) VR konusunda kapıştığında kopacak.

@mehmetcanyilmaz

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir