Aslında aşağıdaki uçak maketi kuzenimin. Bilgileri de maketlere bakarken ayaküstü verdi. Başta çok gereksiz gibi görünse de birazdan vereceğim bilgiler aslında bir koleksiyon sahibi olmanın hakkını vermek açısından önemli.

https://instagram.com/p/cxIjIeNCk3/
https://instagram.com/p/cxIjIeNCk3/

Amerikalılar savaş uçaklarında uçağın gövdesi radyasyonu yansıtsın (absorb’lamasın) diye uçağın gövdesini cilalı alüminyumdan yapıyormuş. Daha sonra bunun hiçbir işe yaramadığını farkeden İngilizler de bombardıman uçaklarını anti-radyasyon beyazı ile boyuyormuş. Gerekçesi ise uçağın patlayan nükleer bombanın radyasyonunu yansıtması, üzerinde tutmamasıymış. Böylece uçak üsse geri döndüğünde üzerinde radyasyon barındırmamış oluyormuş. (Tabi zehirlenme de olmuyor.) Hatta uçakların üzerindeki millet sembolleri de normalden daha açık tonda boyanırmış. Koyu renk radyasyonu daha çok emiyormuş. Cilalı alüminyum olan ABD uçağı yüksek irtifadan saldırdığı için kaçabildigine inanırken (ki radyasyon ışık hızında, o nasıl oluyorsa), İngiliz uçakları alçak irtifadan saldırı yaptığı için radyasyondan etkilenme riskleri daha yüksek olduğundan, İngilizler anti-radyasyon boyasını geliştirmişler. Öte yandan Ruslar radyasyon uçağın sistemlerini bozabildiğinden, uçaklarında vakumlu tüp tipi eski elektronik olmayan teknoloji kullanıyormuş. Bu biraz da, NASA’nın milyonlarca dolar harcayıp yerçekimsiz ortamda yazabilecek tükenmez kalem inovasyonuna giderken, Rusların tükenmez kalemle uğraşmak yerine kurşun kalem kullanması gibi.

Sonuç: Kuzenimin maketlerine bakarken Soğuk Savaş Dönemi savaş teknolojilerine dair gerekli – gereksiz bilgilerle donandım. Biz bayramlarda hem eğlenir hem öğreniriz, herşey hamurişi değil arkadaşlar 😛

Asıl sonuç: Gerçekte cilalı alüminyum gövdeye sahip bir savaş uçağının maketinin de cilalı alüminyumdan olması şahane. Şimdi bunu bilmezseniz ne olur? Gider dümdüz gri ya da beyaz uçak maketini alırsınız yaparsınız vitrininizde sıradan bir uçak gibi durur, siz de o uçağın detaylı olduğunu zannedersiniz. Halbuki detaylar böyle ayrıntılarda gizlidir. Maketleri ve modelleri harika birer sanat eseri yapan da bu detaylardır. (Zira bu uçakların daha çok hikayesi vardır bu sadece dipnot.) Maketçilikte el melekeleri elbette önemli (o apayrı bir konu) ve işin teknik yönünü de buna eklediğimizde, maketlerin hikayelerini öğrendiğimizde maketlere bakarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Hatta artık hikayesini bildiğimiz o makete eskisi gibi de bakmıyoruz. Koleksiyonlarımızda bu tür bilgilere yer vermemiz önemli (tıpkı müzelerde olduğu gibi). Koleksiyonun bir şeyleri biriktirmek yerine (collect-collection), değerli şeyleri biriktirmek olduğunu vurgulamak açısından da önemli.

Elbette herkes istediği bilinç düzeyinden başlayabilir, hatta bilinçsizce bile hobisinde ilerleyebilir ama eminim ki maketçilik böyle daha güzel.

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir