Kojen de Kojen, Neymiş Bu Kojen?

Kojenerasyon (cogeneration), “combined heat and power” demektir, yani güç aldığınız birimden aynı anda kullanılabilir ısı ve elektrik üretiriz. Almanca karşılığı “blockheizkraftwerk“tir ve “BHKW” olarak kısaltılır. Biz de genelde BHKW terimini kullanırız ya da kısaca “kojen” deriz. Markaların sonundaki BHKW buradan gelir.

Gelelim Güce, bu güç nereden gelir, nereye gider, verimlilik nerede başlar?
Güç alınan birimdeki enerjiyi elektriğe çevirmek için bir motora ya da türbine ihtiyaç duyarız. Bu motorlar, gaz, sıvı ya da katı yakıtlarla çalışır. Kojenerasyon sistemlerimizde 1921’den beri işi kojenerasyon olan Bayern BHKW ile birlikte çalışıyoruz ve %100 Alman üretimi MAN motorlarını kullanıyoruz. Biz burada doğalgaz ve biyogazlı kojenerasyon sistemlerini kuruyoruz. Tesisin kullandığı yakıt türüne göre bu motorları seçeriz. Aynı zamanda atıklarınızdan biyogaz üretme imkanınız varsa bunu da sağlarız. Mesela büyükbaş hayvanları olan bir tesis (ki tesisin hayvan kapasitesine göre üretilen güç değişecektir), biyo atıklardan biyogaz elde edip, bu biyogazı motora vererek ana yakıt giderinden büyük ölçüde ya da tamamen kurtulabilir. Motorlarımızda en küçük kapasitede dahi %94 üzeri verimlilik esastır.

Endüstriyel tesisler üretim yaparken elektriğe, ısıya, buhara ve sıcak suya ihtiyaç duyarlar. Bunları elde etmek için de bir fosil yakıt kullanırlar. Her bir bileşen için ayrı fosil yakıt. Biz kojenerasyon modülünü, fosil yakıtın sisteme girdiği noktaya koyarız. Yani daha somut bir şekilde anlatmak gerekirse, kojene doğalgazı bağlarız, kullanılan fosil yakıt sisteme paralel olarak buradan giriş yapar, kojen modülü doğalgazdan elektrik elde eder (aynı zamanda kojen modüllerimiz acil elektrik tedariği için kesintisiz güç kaynağı olarak da kullanılabilir), bu esnada bir de sıcak su (90°C) ve buhar (5-6 bar) açığa çıkar, tesis buhar kullanmıyorsa bu buhar kullanılmayabilir ve sıcak su olarak sisteme verilir. Normalde tesisler fosil yakıtı buhar ya da sıcak su elde etmek için ısıtmada, elektriği de diğer makineleri çalıştırmak için kullanır. Yani kojen sistemlerinde tek bir yerde kullanılacak fosil yakıtla elektrik üretilirken, aynı zamanda kapasiteye bağlı olarak ilave enerji harcamadan sıcak su ve egzost gazından buhar elde edilir. Bu sistemde elektriğinizi kendiniz üretirken, diğer taraftan buhar ve sıcak su için harcadığınız enerji maliyetleriniz de düşecektir. (Şimdi biz, kojenerasyon modülünü getirip fosil yakıtın girdiği yere koyduğumuzda, açığa ısı ve elektrik enerjisi çıkacağından, daha baştan elektrik tüketiminizi kesmiş oluyoruz çünkü artık elektriğinizi kendiniz üretiyorsunuz, tabi bir yandan şebekeye de bağlı oluyorsunuz, bu da sadece makinelerinizin “peak” yaptığı zamanlarda anlık olarak tavan yapan güç ihtiyacınız için gerekli. Ayrıca çift elektrik sayacı ile üretilen fazla elektriği devlet alıyor, burada da kazanıyorsunuz, bu “alım garantisi” için lisanssız elektrik üretimi ile ilgili yönetmelik yürürlülükte.)

Elektrik üretilirken bir yandan sıcak su ve buhar da elde ediyorduk. Peki bunu nasıl yapıyoruz onu da hemen açıklığa kavuşturalım. Normalde fosil yakıtı kazana vererek, kazandan buhar ya da sıcak su elde ediyordunuz. Kojenerasyon modülünün egzost sisteminde yer alan eşanjörler ile egzost gazındaki ısıyı sıcak su hattınızla çarpıştırıyoruz ve ister buhar ister sıcak su olarak sisteminize veriyoruz. Burada yaklaşık 80-90 derecelik bir sıcak sudan bahsediyoruz. Bununla tesisinizde sıcak suya ihtiyaç duyulan her yeri besleyebilirsiniz. Burada buharlı sistemlerde bir de atık ısı kazanı ihtiyacı doğuyor çünkü egzost gazı 452 derece olarak dışarı çıkıyor, bunu direkt olarak doğaya veremediğiniz gibi, verimliliğimizi artırmak istiyorsak bu ısıyı kullanmamak olmaz. Egzost 452 derecede atık ısı kazanına giriyor ve 170-180 derecelik (5-6 bar) buhar sağlıyor (tabi bir de 80 derecelik sıcak su). Normalde endüstriyel tesisler buhar elde etmek için doğalgaz, kömür vb. bir fosil yakıtla çalışan buhar kazanı almak durumundadır.

Giderler

Daha somut bir şekilde açıklamak gerekirse, kojenerasyon modülü olmayan bir sisteme sürekli olarak, fosil yakıt ve elektrik beslemek zorundayız, ayrıca bunları -prosese göre değişmekle birlikte- artan her bileşen için ayrı ayrı sağlamak zorundayız ve bunlar ciddi maliyetler. Kojenerasyon modülü olan bir sisteme sadece doğalgaz ya da biyogaz beslemesi yapılır (ki biyogazı da kendimiz elde edersek bu da bedavaya gelir), elektriğimizi, sıcak su ve buharımızı kendimiz üretiriz.

Yani örnek vermek gerekirse: X ürününü üreten/işleyen bir A fabrikasında;
– Buhar için kömürlü ya da doğalgazlı bir buhar kazanı olsa, burada buhar kazanı maliyeti ve kömür maliyeti var demektir (ki emisyon meselesini de unutmayalım). Doğalgaz vb. bir yakıt da olsa aynı maliyetler var. (Doğalgaz yerine dökme olarak LNG kullanan tesisler de var.)
– Sıcak su için buhar hattından eşanjör ile ısı alınsa, ki verimi düşürmüş oluyoruz, düşen verimlilik de aslında artan maliyettir.
– Bir de makineler için elektrik ihtiyacı olsa, bu da aylık 100bin TL civarı bir elektrik faturası demek.

Yine X ürününü üreten/işleyen ancak kojenerasyon sistemi olan bir B fabrikasında;
– Sadece bir doğalgaz/LNG/biyogaz vb. faturası ödenir ve hali hazırda tesisin kullandığı bu kaynakla kojenerasyon sistemi de beslenir . (Biyogazı kendi elde ederse onu da ödemez.)
Sıcak su ve buhar elde etmek için ayrı fosil yakıt faturası ödenmez.
Elektrik faturası ödenmez.

Bu modüle sahip bir fabrika kapasitesine göre hem verimli bir şekilde hem de tasarruf ederek üretim gerçekleştirir. Şimdi aynı ürünü üreten iki fabrikayı ele alacak olursak, sizce A fabrikası B fabrikası ile rekabet edebilir mi? B fabrikası daha malı satmadan birim maliyetini düşürdü, daha malını satmadan kazandı. A fabrikası aynı ürünü daha imal ederken bile pahalıya imal etti. Diğer giderleri üstüne bindiğinde nasıl rekabet edecek?

Farkındaysanız şu okuduğunuz bölüme kadar size kojenerasyon modülünün kapasitesi ya da yatırım maliyeti ile ilgili hiçbir şey söylemedim. Bu tamamen sistemin mantığını anlatmak içindi.

Şimdi rakam konuşalım;
– Ayda 100bin TL’lik bir elektrik faturasından (ve üstündeki alakasız vergilerden) kurtulmak,
– Emisyon dertlerinden kurtulmak,
– Isınmak için ayrıca kaynak harcamamak,
– Üretimde birim başı maliyetleri düşürmek,
– Rekabet avantajı sağlamak,
– Üretirken ettiğiniz tasarrufla yeni yatırımlar yapabilecek olmak,
– Üretim fazlası ve alım garantisi olan elektriği devlete satmak,
– Modüler kojenerasyon sistemimizin sadece 20’lik bir konteyner kadar yer kaplaması sebebiyle kazandığınız yeri üretim alanına dahil edebilmek,

Üretim yaparken sürekli kaynak harcıyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz ve rekabet ediyorsunuz. Ayrıca sisteminizdeki her bileşenin ayrı ayrı bakım ve eleman gideri var.

Bakın, kimse size hayrına her ay yüzbinlerce lira ödemez ama kojenerasyon sistemlerimizle her ay yüzbinlerce liralık elektrik faturasının cebinizde kalmasını sağlayabilirsiniz. Kojenerasyon sizin için her ay kenara 100bin TL atsa fena mı olur? Kojenerasyon verimliliktir, tasarruftur, düşen maliyetlerdir, artan karlılıktır, sağlanan rekabet avantajıdır, ürettiğini satarken değil daha üretirken kazanmaktır. Bu yüzden biz kojenerasyon sistemlerine “üreticinin para basma makinesi” deriz. Yıl 2013, teknoloji ilerledi, maliyetlerinizi düşürebilirsiniz ve enerji bağımlılığınızı azaltarak sürdürülebilirliğinizi de artırabilirsiniz. Bir de eskiden kojenerasyon sistemleri için arazide ciddi alanlar ayırmak gerekirdi, artık kazanılan yer de arttı, sadece 20’lik bir konteyner kadar alan yeterli. (Ayrıca mikro kontrollü otomasyon yazılımı ile mobil olarak da anlık verimliliğinizi görebilirsiniz. )

Şimdi bu sisteme sahip olmayan bir işletme olarak zaten her ay yaklaşık 100bin TL’yi havaya attığınızı varsayalım -ki bu sisteme sahip değilseniz gerçekten atmış oluyorsunuz o ayrı-, biz diyoruz ki, bunu birkaç yıl daha attığınızı düşünün nasılsa bu sistemi almasanız atmış olacaksınız, gelin size bu sistemi kuralım, birkaç yıl sonra tasarrufunuzu tekrar hesaplayın, para basma makineniz olan kojenerasyon modülü kendini amorti ettikten sonra size ne kadar para basmaya devam edecek görelim. Yaptığınız yatırımın size ne kadar çabuk geri döndüğünü gözlerinizle görün. Ayrıca verimlilği artırıcı proje olarak Sanayi Bakanlığı’nın ya da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın teşviklerinden de yararlanabilirsiniz. Teşviklerin tarihleri ve yüzdeleri sürekli olarak değiştiği için şu anda net bir rakam vermem mümkün değil. Yatırımlarınızın %50’sini verimlilik artırıcı proje, %50’sini de kojenerasyon olarak sunabilirsiniz. Tabi bunlar sizin tasarrufunuzda olan meseleler.

Biraz daha uzatıp kojenerasyon sistemlerinin makro ölçekteki etkilerini de yazmak isterdim ancak abartmamak lazım. Yeterince bilgilendirici ve açıklayıcı olduğunu düşünüyorum. Bu sistemi bizden almak zorunda değilsiniz ancak rekabet ediyorsanız bu sistemi görmezden gelemezsiniz, ne kadar erken alırsanız o kadar tasarruf etmiş olursunuz, o kadar verimli ve karlı üretim yaparsınız. Bu sistem endüstriyel tesislerde kullanılıyor ve artık hastanelerde de zorunlu hale geliyor. Alışveriş merkezleri, tarım alanları, hayvancılık, yüzme havuzları vb. yerlerde de rahatlıkla kullanılabilir.

termocenterbhkwbayern

Modüler kojenerasyon sistemleriyle ilgili sorularınız için mehmetcan@termo-center.com ‘a e-posta gönderebilirsiniz.

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir