open-arms-1

Hiç, uzun vadeli planlarınıza ortak ettiklerinizin uzun vadede sizin yanınızda olamayacağını düşündünüz mü? Açıkçası ben bu aralar çok düşünüyorum. Özellikle çevremdeki insanların çoğu bazı imzalar atıp manevi olarak kendilerini ömür boyu birilerine bağladığı bu yıllarda. Birini olduğu kabul edip hayatına katma noktasında aynı ışığı karşı taraftan göremeyince insanın tüm hevesi kaçıyor. Halbuki bu tek taraflı bir şey değil, bunu anlayabiliyorum yani ben elmayı seviyorsam elma da beni sevmek zorunda değil. Yani birini olduğu gibi kabul ettin etmesine de, günün sonunda seni kim kabul edecek?

Peki ne yapmalı?

Fal baktırın. Şaka şaka öyle bir şey değil. Kimseye kendinizi kabul ettirmek için yırtınmayın ama beklenti içine girmezseniz hayal kırıklığı da yaşamazsınız. Bugüne kadar, sevdiğim, hoşlandığım, aşık olduğum (sanırım) herkesi evli görmekten de sıkılmadım değil. Zaten kime yürüsem en fazla bir seneye evleniyor, bu açıdan evde kalan arkadaşlarınızı kurtarmak isterseniz tanıştırın benle olmazsa zaten illa ki en geç bir seneye nikah masasına oturtmuş bulursunuz. (Mesele friendzone da değil, ordan biri olsaydı o türde bir ilişki hiç varolmamış olurdu.)

Kafanın uyuştuğu hoş birini bulsan da bir anda tavırları değişebiliyor. Bu sefer acaba elimi çabuk tutmadığım için araya birileri mi giriyor diye de düşünmüyor değilim. Bilemiyorum sanırım pek anladığım konular değil artık bunlar. Gidip konuyu oraya getirsen acaba çok mu erken diyorsun, getirmesen giden gidiyor. Yine el elde baş başta kalıyorsun. Öte yandan iyi bir eş olacağımın garantisini veremesem de iyi bir baba olacağıma inanıyorum. Tabi bu kısım da tek taraflı görülmemesi gereken bir konu.

Uzun vadede çok güzel şeyler hayal ediyor insan. Kendisi ve karşısındaki için. Fakat olmuyor işte, sizi olduğunuz gibi kabul eden biri çıkmıyor, belki çıkanı da siz olduğu gibi kabul edecekleriniz arasında görmüyorsunuz. Dedim ya, sanırım bu işlerden pek anlamıyorum artık. Eskiden iyiydi, maddi manevi hiç kaygım yoktu, o olmuş bu olmamış hiç koymazdı ama artık koyuyor. Bunlar uğruna ölünecek şeyler de değil sonuçta ama yine de insan düşünmeden edemiyor tabi, hiç mi olmaz diye.

Açıkçası ben kollarımı açtım, şu an beni olduğum gibi kabul edecek birini hayatıma katmaya hazırım, en azından böyle düşünmek gerekiyor, buna hazır olduğunu kabul etmezsen hiç olmazmış ya hani. Artık tam anlamı bu olmasa da “kaktivist” olmayı seçtim, aslında epeydir de böyleyim.

indir

 

 

 

 

 

 

 

Şiirden pek hoşlanmam ama yazıyı bir de Nazım Hikmet şiiriyle noktalayayım:

Geçip gitmiş günler gelin
Rakı için sarhoş olun
Islıkla bir şeyler çalın
Geberiyorum kederden.

İlerdeki güzel günler
Beni görmeyecek onlar
Bari selam yollasınlar
Geberiyorum kederden.

Başladığım bugünkü gün
Yarıda kalabilirsin,
Geceye varmadan yahut
Çok büyük olabilirsin.

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir