Epeydir ilgiyle takip ettiğim Bağımsız Gazete platformunda artık ben de yazıyorum. Bunun sizin için de, benim için de, Bağımsız Gazete ailesi için de kısa soluklu olmamasını temenni ediyorum. Henüz birbirimizi tanımadığımız için bilin ki, yazar-okur arasındaki yer yer tek taraflı iletişim modeli başta hepimize soğuk gelebilir ama ısınma turlarının ardından umarım sizde alışkanlık yaratmayı başarabilirim.

Sizlere o kadar da hayati olmayan, yer yer eğlenceli, yer yer sorgulayıcı, hatta yer yer sizi sıkması da muhtemel olan konularda yazacağım. Tabi burada aklınıza diş macunu paketinin dibindeki renklerin anlamları gelmesin. O yüzden burada bazı başlıkları peşinen zikredip sizlere söz vermek istemiyorum.

“İlla benim hakkımda bilgi sahibi olmak isteyenler varsa şunu bilmeleri yeterlidir” diyerek, en uzun paragrafı kendimle ilgili yazmış olacağım aklımın ucundan bile geçmemiş olsa da (bu oldu artık geçmiş olsun), bilin diye söylüyorum; ampirik verilere pek itimat etmem, biraz da determinist olduğum söylenir, yani söyleyenler var ve haksız da sayılmazlar. Mahalle dedikodusu sikletinde yazılar yazacağım zaman sizi haberdar ederim. Bilimsel dayanakları olan argümanlara da daha çok saygı duyduğum bilinir. Tabi şimdi işin içinde bilim kelimesi geçince de belirtmekte fayda var, bilimle olan ilişkimi haddimi aşmayarak şöyle özetleyeyim; bir bilim insanı değilim, bilime saygı duyarım ve sunduğu nimetlerden anlayabildiğim ölçüde faydalanmaya çalışırım. Açıkçası entelektüel olarak da bilimin benim yorumuma ihtiyacının olacağını da düşünmüyorum, e tabi şimdi, neyse. Deneyimin ve bilginin paylaştıkça çoğalıp, değer kazandığına inanırım.

Öte yandan siyasi konulara girmeyi düşünmüyorum fakat “bu ülkede başımıza gelen hemen hemen her kötü olayın bir de siyasi dayanağının çıktığı noktada (varsa)” bunları sorgularım. Olsun o kadar.

Aslında sizlerle paylaşmak istediğim bir endişem de yok değil. Hani bazı “duayen” köşe yazarlarının yıllar sonra “Allah kahretsin bunları ben mi yazmışım” dediği durum vardır ya, işte o tür bir duruma düşmek istemiyorum. Sanırım buradaki tek endişem bu. Dürüst olmak gerekirse, sizin bu noktada benden bir beklentiniz var mı bilemiyorum ama beklentinizi yüksek tutmazsanız hayal kırıklığı da yaşamazsınız.

Başka eklemek istediğim başka bir şey var mı diye düşünüyorum, düşünüyorum, ben de buraların yenisiyim aklıma bir şey gelmiyor, mesela sanat için soyunmam, Bağımsız Gazete için de soyunmam, onu biliyorum. Bir de olur da bir gün yazının tamamını okumak için bir reklama tıklamanız ya da üye olmanız gerekirse, yapmayın çünkü hayat çok kısa ve buraya kadar sıkılmadan okuduysanız bundan sonrasını ben hallederim. Teşekkür ederim.

Mehmet Can YILMAZ

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir