Allak Bullak Olalım: 10 Yıllık Facebook Vizyonunda AR, VR, AI ve 3D-360

Öncelikle Augmented Reality (AR) yani Artırılmış Gerçeklik, çok yeni bir teknoloji değil. AR, ortamda gördüğümüz nesnelerin uygulamalar vasıtasıyla sesler, videolar, grafikler, ilüstrasyonlarla vb. içeriklerle zenginleştirilmesidir. Bunu bir QR kodu okutarak ya da gizli bir kodu uygulamanın görmesini sağlayarak aktive edebiliriz. En azından mevcut uygulamalarda böyle olduğunu biliyoruz. Tabi nesneleri ilüstrasyonlarla zenginleştirdiğimizde bunu görüntüleyecek bir ekrana ihtiyaç duyarız. İşte bu noktada AR’nin tablet ya da telefon ekranından akıllı gözlüklere geçişini görmek işin en heyecan verici kısmı. Mesela 2013 yılında Google Glass geliştiriciler ve sınırlı sayıda kullanıcı için akıllı gözlüğü sunduğunda ilk yaygın denemeleri görmüştük ve ondan sonra da kendimizi VR (Virtual Reality yani Sanal Gerçeklik) aparatlarına, 360 derece kameralara ve AR entegre edilmiş sosyal ağ uygulamalarına uzanan bir serüvenin ortasında bulduk.

(Bir ara evinize Ikea’nın AR uygulaması ile mobilya yerleştirme keyfi vardı. https://youtu.be/vDNzTasuYEw )

Hatırlarsanız Facebook, Snapchat’in bazı filtre özelliklerinden epey “esinlenmişti”. Şimdi Snapchat ise Facebook’un AR teknolojilerinden “esinlenerek” önce uygulamaya sonra da gözlüğüne entegre biçimde 3D filtreler sunacağını açıkladı. Yani ortamda gördüğünüz bir arkadaşınıza 3D ve AR entegre edilmiş akıllı gözlüğünüzle (tabi ilk başta telefonunuzla) eşek kulakları monte edip paylaşabilir ve bunu 3D olarak daha gerçekçi bir derinlik algısıyla yapabilirsiniz. Bence Snapchat ve Facebook bu işin suyunun çıktığı kısımda kapışıyor. (Tabi Facebook bu işi biraz daha ileri götürmüş olabilir, onu da birazdan okuyacaksınız.) Tabi işin reklam kısmındaki pasta eminim çok daha büyük ve yaratıcılık açısından sınırı yok.

AR uygulamaları aslında sırf bu tür işler için kullanılmıyor, otomotivde, tıpta, askeri vb. alanlarda kullanımı da epey yaygın. Özellikle askeri alanda AR gözlüklere sürekli olarak yüklenen alan verileri, askerlere artık tıpkı bilgisayar oyunlarındaki gibi bilgiler sunuyor.

article-2640869-1E400F0300000578-514_634x214

article-0-1E3FDDA200000578-206_634x475

Bunun yanı sıra mesela akıllı gözlüğü taktığımızda Sahibinden.com gibi sitelerin veri akışlarıyla sokakta yürürken satılık, kiralık ne var ne yoksa göstermesini istesek hiç de abartmış olmayız. (Hem kim çıkacak şimdi o ev için kaç kat yukarı, evi görmek için anahtar falan desen çok uğraştırıcı emlakçı işleri, kafamı kaldırdığımda evin fotoğraflarını, manzarasını görebileyim, odaların metrekarelerini yaklaşık olarak sanal poligonlarla çıkarabilelim, ne bileyim böyle şeyler işte, çok mu uçtum bilmiyorum ama sanmam. Bu arada, beyler umarım bunu daha önce düşünmüşsünüzdür, gerçi bir beklentim yok ama hala yapmadıysanız bir kahvenizi içerim.)

(Geçtiğimiz yıl, Microsoft HoloLens’in bu işte zirve olduğu söyleniyordu çünkü zaten işletim sisteminizden veri aldığı için tüm uygulamalar size göre optimize edilmiş sizin bilgisayar işletim sistemi uygulamalarınızdan gelen verilerle şekillenmiş oluyor. Tabi HoloLens’in ana geliştiricisi Microsoft’un kendisi olduğu için Android tabanlı uygulamalar kadar zengin görünmüyor ama kalite yönünden bambaşka bir şey olduğu kesin.)

Bu kadar geçmişe dönük AR muhabbeti yeter, gelelim Facebook’un 2017 F8 Developer Conference’ına

facebook10yrroadmap

(Yeri gelmişken belirteyim, Facebook’a siz de benim gibi Developer olarak kaydolabilir, konferansları online izleyebilirsiniz. Daha önce bir API yaratmış olmanız bile Developer olmak için yeterli.)

Mark Zuckerberg geçtiğimiz yılki Keynote konuşmasında Facebook’un 10 yıllık yol haritasını açıklamıştı ve bunu Artırılmış Gerçeklik, Sanal Gerçeklik, Yapay Zeka (AI, Artificial Intelligence) ve bağlantılardaki inovasyonlarla zenginleştireceklerini söylemişti. Dün de Facebook CTO’su Mike Schroepfer ve diğer bazı yöneticiler bu haritada geldikleri noktalardan, katedilen yoldan bahsettiler. Schroepfer üç ana kategoride ilerlediklerini söyledi. Bağlanabilirlik, Yapay Zeka ve Sanal Gerçeklik/Artırılmış Gerçeklik.

Bağlanabilirlik

Schroepfer, internete bağlı olmayan 4.1 milyar insanı internete (ve birbirine) bağlamanın yollarını aradıklarını ve bunu yapmak için de dünyanın her yerinde internet erişimini artıracak yatırımlar yaptıklarını belirtti. Terragraph teknolojisi ile yollara kablo döşemeden, telefon direklerine kutular yerleştirerek daha düşük maliyetli ve yüksek hızlı kablosuz internet dağıtımı yaptıklarını söyledi. Milimeter-Wave (MM-Wave) teknolojisi ile de kablosuz veri taşımada pek çok dünya rekoruna imza attıklarını, 13 kilometrelik kablosuz bir ağda 36 Gbps transfer yaptıklarını söyledi (bakın megabit değil, gigabit!). Aquila‘yı da yüksek irtifada ve yüksek havada kalma süresi sayesinde atmosfer üstü internet sağlamada kullandıklarını söyledi.

Terragraphfacebook-millimetre-wave-aquilaaquila

Yapay Zeka

Schroepfer yapay zekada yeni nedensellikler üzerinde çalıştıklarını, yapay zekanın bazı noktaları algılasa da noktaları birleştirdiğinde bizim için önemli olmayan sonuçlara varabildiğini, bilgisayarların bizim çevremizdeki dünyayı anlayamadıklarını, bunu öğrenmek zorunda olduklarını ve geliştiricilerin de bilgileri bir araya getirip onlar için anlamlandırarak, insanlar için gerçekten önemli olan soruların cevaplandırılmasında kullanmaları için çalıştıklarını söyledi. Bu anlamda bilgisayar vizyonunun çok daha ilersinde çalışmak gerektiğini vurguladı. (Çok uzun bir cümle oldu, ikinci kez okurken yavaş okumanızı tavsiye ederim.)

Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik

Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik’e çok girmeyeceğim ama Facebook’un yeni “Spaces” platformunu da araştırmanızı tavsiye ederim çünkü Facebook Spaces VR ve AR içerikleriyle doldurulmak üzere tasarlandı. Süpriiiiz! Tabi bu içerikleri de ancak yine bir Facebook ürünü olan Oculus Rift ile oluşturabileceksiniz.

3d-360

3D (Üçboyutlu) içeriklerden ve VR/AR uygulamalarından bahsetmek gerekirse, insanlar VR başlıklarıyla oyun oynamak dışında çok çok yaratıcı işler de çıkarabiliyor. Üç boyutlu modellemeler, üç boyutlu resimler, üç boyutlu mekan keşifleri, üç boyutlu VR başlıklarıyla rehabilitasyon ve tıp eğitimi gibi uygulamalar hep son kullanıcıların geliştirdiği üç boyutlu (3D) VR/AR uygulamaları. Eskiden bu yana içerik üretirken hep belirli çözünürlüklerde ürettik, Facebook artık kullanıcılardan gerçekliği artırmak için daha büyük içerikler istiyor. VR’da da oradaymışsınız hissini vermek ve odanın içini doldurmak önemli. Facebook bunun için 3D-360 formatını teşvik ediyor. (HD derken FHD, FHD derken UHD, UHD derken 4K, 4k derken 3D, 3D derken o da yetmedi ve 3D-360 canlı yayınları, görüntüleri, video paylaşımlarını teşvik etmek için yeni harici kameralar piyasaya çıktı bile.) Facebook bu noktada da Facebook Surround 360‘ı geliştirmiş.

Peki 3D, VR, AR teknolojileri bu kadar gelişmişken niçin 10 yıllık planda hala bunlar konuşuluyor?

how far we are

VR teknolojilerinin, insanların görme yeteneklerinin yapabildiklerinin çok gerisinde olduğu ve bunun için zamana ihtiyaç olduğu için.

Bir de şu var, 10 yıllık plan içinde ya da sonunda, aslında sürekli VR başlıkları ve aparatları ile dolaşacağımızı kim söyledi? Beyin sinyallerini okuyabilecekken aparatlara gerek kalacak mı? Sürekli teknolojiyi geliştirip içerik üretmek de yetmiyor, bu teknolojilerin çoğu aslında fiziksel engelliler için de birer proje niteliğinde. Yani hepsi yapay zekanın bir görme engelliye fotoğraftakileri anlatması, bedensel engellilerin protezlerine beyin komutları gönderebilmesi gibi teknolojilerle paralel ilerleyen teknolojiler. AR özellikli akıllı gözlükler ile görme engellilere etraftaki nesnelere dair bilgiler işitsel olarak verilebilir, insanlarla etkileşim noktasında daha fazla etkileşim sağlanabilir. VR başlıklarının beyin sinyallerimizle çalıştığını ve paylaşım araçlarının da gözümüzün görme yeteneklerine yaklaştığını, bunları istediğiniz zamanda, dünya üzerinde size ait bir alanda ya da herkese açık bir şekilde paylaşabildiğinizi düşünsenize. Bunlar için de tabi ki altyapı gerekiyor, bunun için de sürekli olarak yeni bağlanabilirlik çözümleri üzerinde de çalışılıyor. Özetle, bizi bunları kullanmaya teşvik eden Facebook, bir yandan hava aracı tasarlayarak yüksek hızda internet sunmak için tepemizde gezdiriyor ve  gerek cihaz kısmındaki gerek insan kısmındaki tüm engelleri en aza indirerek gerçekten bizi bir ağa dahil etmek için uğraşıyor. Facebook hayatımızı dört koldan saran bir ağ olma vizyonu ile bizim deneyimlediğimizden çok çok çok daha hızlı ilerliyor.

@mehmetcanyilmaz

Mehmet Can Yılmaz tarafından yayınlandı

www.mehmetcanyilmaz.com.tr @mehmetcanyilmaz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir